
Değerli Bağışçılarımız,
Birinci ve İkinci Dünya Savaşı’nın ortaya koyduğu yıkım milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine, aynı şekilde milyonlarca insanın da yaşadıkları yerleri terk etmesine neden oldu. Savaş konseptinin sona erdiğinin ve görece dünya düzenin sağlandığının iddia edildiği 1990 sonrası yeni süreçte ise dondurulmuş krizlerin yeniden boy verdiği ve bu krizlerin üçüncü dünya savaşına sebep olacak kadar derinleşen bir belirsizliği beraberinde getirdiğini görmemek mümkün değildi.
COVİD-19 pandemisinin ardından yaşanan küresel sorunlar yalnızca sağlık ve ekonomi alanlarında sınırlı kalmadı. 2020 öncesinde kırılgan yapıya sahip Afrika, Ortadoğu ve Latin Amerika ülkeleri giderek zayıflarken Avrupa kendi kabuğuna çekilmeyi, sınırlarını güçlendirmeyi ve ekonomik gücünü kendi üyeleri için kullanmayı tercih etti. Böylesi bir konjonktürde insani yardım daha fazla önem kazandı. Özellikle Ortadoğu’daki can alıcı krizlerden biri olan Filistin Meselesi 2000’li yıllarda daha yıkıcı hale gelirken, 2010 yılında başlayan Arap Baharı gelişmeleri pek çok ülkeyi istikrarsızlığa sürükledi. Yemen, Libya ve Suriye’deki iç karışıklıklar milyonlarca insanın ölümüne ve büyük bir kitlenin de yerinden olmasıyla sonuçlandı. Pek çok insan yaşayabilmek için doğdukları toprakları terk ederek ve hayatlarını riske atarak farklı ülkelere gitmenin yollarını aradı. Afrika’nın genelindeki düşük yaşam standartlarının yanı sıra iç çatışma ortamının yarattığı gelişmeler ise Sudan, Nijerya ve Çad gibi ülkelerde insani yardıma ihtiyaç duyanların sayısının artmasına neden oldu.
İnsani yardım kavramı; uygulama şekli, ekonomik kaynakların kullanımı, iletişim, bağışçı ve faydalanıcı ilişkileri gibi dinamikleri ile üzerinde durulması gereken önemli alanlardan biridir. Bizler tam da bu dinamiklerin hassasiyeti sebebiyle Global İnsani Hareket Derneği (GİH) olarak bu yolculuğa adım atma kararı aldık. Temel amacımız, bağışçılarımızın bizlere emanet ettiklerini doğru şekilde adresine ulaştırırken faydalanıcının bunu onurlu bir şekilde elde etmesini sağlamak oldu. Faydalanıcı olarak tanımladığımız gruplara yönelik sürdürülebilir insani yardımı ulaştırarak bu bireylerin kendi değerlerini üretebilecek seviyelere ulaşmasını sağlamaya çalıştık. Bugün de bu amacı yere düşmesinden endişe ettiğimiz, ağır fakat çok değerli bir yük olarak görüyor ve taşımaya devam ediyoruz.
Destekleriniz ile ihtiyaç odaklılığını esas alarak dil, din, ırk ve bölge fark etmeksizin amacımızı gerçekleştirmek ve dünyanın herhangi bir yerinde bir kişinin yüzünde samimi bir gülümseme olabilmek için bütün gücümüzle çalışıyoruz.
Saygılarımla,
Furkan Terzi
Yönetim Kurulu Başkanı
